18.12.25


Başlıksız Yazılar I

Bir internet geyiğidir muhtemelen, Arthur Schopenhauer’a atfediliyor; “Çocuklarıma bırakacağım yegane miras hiç varolmayacak olmalarıdır.” Oksimoron bir cümle ama düşündürme işlevini ziyadesiyle yerine getiriyor. Sanki varolmak çok matah bir şeymiş gibi ezelden beri kutsanıyor. Halbuki kutsanacak hiçbir yanı yok. Böyle konuştuğumda çocuklara topyekun bir garezim varmış, gıcık oluyormuşum gibi bir algı oluşuyor. Çocukları seviyorum, aynı zamanda acıyorum da; binbir bedbahtlıkla varlığa gelen minik bir canlıya ne garezim olabilir? Varolma talihsizliğini yaşayarak zaten yeterince çile yükleniyorlar.

“Bu dünyaya çocuk getirmek istemiyorum” klişesinden söz etmiyorum ben. Klişenin haklılık payı olsa da kulakta, güzellik yarışmasına katılan bir yarışmacıya sorulan, “elinde sihirli bir değnek olsaydı ne yapardın?” sorusuna, “dünya barışı olması için kullanırdım.” cevabı kadar cıvık bir tını bırakıyor.

İnsanlık, dürtülerini ve düşüncelerini yansız bir gözlemci olarak izleme imkanı bulsa hiç varolmamış olmanın varolmaktan daha iyi olduğunu fark edebilir mi? İnsanlık üremeyi durdurmak yerine yaşadığı tatminsizlik duygusunu bastırmak adına çareyi tohumlarını daha ileri evrelere saçmakta mı buluyor? Kısa ve anlık mutluluklar için çekilen fiziksel, ruhsal acının haddi hesabı yok oysa... Çocuk yaparak yaşlılık evresini düşünmemiş bir insan evladı var mıdır ki? Acıyı hafifletmek için çocuk sahibi oluyor gibiyiz. Gerçekleştiremediğimiz idealleri çocuklarımız aracılığıyla başarmak istiyoruz sanki. İkincil bir varoluş biçimi olsa da yaşama arzusu, hafife alınamayacak kadar güçlü...

Yaşam, temel bağımlılığımız. Elem, keder, bedbahtlık içinde olsak bile yaşam için direniriz. Yaşam bir kumarbazın kurduğu hayalleri kurdurur. Kulağına fısıldar: "bak şu falan falan tarihte nasıl da mutluydun." Sen, ben, hepimiz geçmişin sönük hatıraları arasında tatmin olmaya çalışırken aynı zamanda bin bir hastalıktan şifa bulmayı umarız. Bir televizyon programında veyahut bir video izleme platformunda kişisel gelişimcinin biri: "Sen bir mucizesin. Başardın, milyonlarca rakibinin arasından sıyrıldın" der...

Candide budalalığına duçar olanlara Rabbim şifa versin dostlar. İnsan hayatının bu kısa ve mutlu anlarına değecek geçerli bir varoluş formülünün olmadığını üzülerek belirtmek zorundayım.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

24.12.25

Kara-Filmlere Giden Yol