Kayıtlar

Aralık, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

24.12.25

Başlıksız Yazılar II “ Candide” bir “Voltaire” öyküsüdür. Kitap ismini ana karakterinden alır. Bu felsefi öyküde Voltaire, genç ve dünyanın gerçeklerinden habersiz Candide'yi, "Leibniz" felsefesinin temsilcisi Pangloss ve kötümserliğin/kuşkuculuğun temsilcisi filozof Martin ile beraber dünya turuna çıkartır. Saf iyimser karakterimiz, yaşadığı acı tecrübeler neticesinde son durağı Türkiye’ye geldiğinde yaşamın ne demek olduğunu öğrenir. Başından geçen onca acıya rağmen hocasının her şeyin iyi olduğu öğretisine büyük bir inançla sadık kalan Candide, bu düşüncesinden Türkiye’de tanıştığı bir çiftçiyle kurduğu diyalogdan etkilenerek "kendi bahçemizi yetiştirmeliyiz" düşüncesine varır. Kendi bahçesini yetiştirmek onu üç büyük kötülükten; can sıkıntısı, ahlaksızlık ve yoksulluktan uzak tutacaktır. Voltaire, Candide öyküsünde temel olarak ereksel, gayeli, amaçlı akıl yürütmeyle alay eder. "Her şeyin bir amacı vardır; o halde her şeyin, en iyi amaç için olduğu...

18.12.25

Başlıksız Yazılar I Bir internet geyiğidir muhtemelen, Arthur Schopenhauer’a atfediliyor; “Çocuklarıma bırakacağım yegane miras hiç varolmayacak olmalarıdır.” Oksimoron bir cümle ama düşündürme işlevini ziyadesiyle yerine getiriyor. Sanki varolmak çok matah bir şeymiş gibi ezelden beri kutsanıyor. Halbuki kutsanacak hiçbir yanı yok. Böyle konuştuğumda çocuklara topyekun bir garezim varmış, gıcık oluyormuşum gibi bir algı oluşuyor. Çocukları seviyorum, aynı zamanda acıyorum da; binbir bedbahtlıkla varlığa gelen minik bir canlıya ne garezim olabilir? Varolma talihsizliğini yaşayarak zaten yeterince çile yükleniyorlar. “Bu dünyaya çocuk getirmek istemiyorum” klişesinden söz etmiyorum ben. Klişenin haklılık payı olsa da kulakta, güzellik yarışmasına katılan bir yarışmacıya sorulan, “elinde sihirli bir değnek olsaydı ne yapardın?” sorusuna, “dünya barışı olması için kullanırdım.” cevabı kadar cıvık bir tını bırakıyor. İnsanlık, dürtülerini ve düşüncelerini yansız bir gö...