Bilginin Üç Hali
Bundan bir önceki yazımda felsefeye
giriş konusuna değinmiş, naçizane birkaç öneride bulunmuştum. Bodoslama
bir filozof seçerek giriş yapmanın pek yerinde bir karar olmayacağını dile
getirmiştim. Ahmet Cevizci ve Ahmet Arslan gibi nitelikli felsefecilerin giriş
seviyesi kitaplarını önermiştim. Üç yıl önce edindiğim Nurettin
Topçu’nun ''Felsefe'' isimli kitabını ise yakın zamanda okudum. Bir
ders kitabı niteliği taşıyor olmasını ve işlediği her konunun ardından
pekiştirici sorular yöneltmesini epey faydalı buldum. ‘’Bilginin Üç
Hali’’ başlıklı bu metin Topçu'nun ''Felsefe'' isimli
kitabı temel alınarak yazıldı. Benim gibi felsefe üzerine formel eğitim
almamış heveskarlar için iyi bir kitap olduğunu söyleyebilirim.
İçerisindeki başlıklarsa söyle;
• Felsefi düşünüş nedir?
• Felsefi düşüncenin
cemiyetlere göre gelişmesi
• Felsefe meseleleri
• Bilgi meselesi
• Ahlakın meselesi
• Sanat ve felsefe
• Örnek felsefe metinleri
Bilginin Üç Hali
I – Gündelik (Düzensiz) Bilgi
Öznel ve duyulara bağımlı kazanılan bilgidir. Örneğin Ateşin suyu
ısıtmasını duyularımın yardımıyla deneyimlerim. Bir şeyin sıcak, soğuk, sert,
yumuşak, tatlı, ekşi olduğunu yine duyularımdan edindiğim bilgiye dayanarak
ifade edebilirim. Düzensiz bilgi herhangi bir metoda tabi tutulmadan
neden-sonuç ilişkisine girilmeden gelişigüzel öğrenilen bilgilerdir. N.
Topçu’nun ifade ettiği gibi ‘’Erzurum şehrini görenleri dinlemek suretiyle
de öğrenebilirim’’1 ama şehir hakkında edindiğim bilgi dinlediğim
kişinin öznel eğilimi doğrultusunda olacaktır. Elde edilen düzensiz bilgiler
kişiden kişiye farklılık gösterecektir.
II – Bilimsel Bilgi
Düzensiz bilgilerin üzerine kurulan objektif değerlendirmelerdir. Belli bir
metot ve genellik taşımasıyla düzensiz bilgiden ayrılırlar. Bilimsel bilgiyi
ortaya koyan kişi, sübjektif değerlendirmelerini ve eğilimlerini bir kenara
bırakmalıdır. Bilimsel bilgi gelişigüzel elde edilemeyen, sınanabilir ve nesnel
geçerliliği olan bilgi türüdür.
III – Felsefi Bilgi
Tüm bilgilerin üzerinde kurulan en fazla genelliğe sahip bilgi türüdür.
Bilim deneysel metotla tek tek elde ettiği bilgilerin ışığında sonuçlara varırken felsefe sentezleyici bir nitelik taşımaktadır. Örneğin insan hakkında felsefe yapmaya
çalıştığımızda biyoloji, antropoloji, psikoloji gibi farklı disiplinlerin
verilerini bir zihinde toplayıp bütün halinde ilişkilendirerek insan felsefesi
yapmış oluruz. Yani felsefi düşünce bilimsel düşünceden daha geniş ve kapsayıcı
bir konumdadır. Yani filozof insanın neliğine dair saptamalarda bulunurken
bilim insanı uzmanlık alanında derinleşir ve belli metotlarla sonuçlara ulaşır.
Biyoloji canlı varlığı, antropoloji insanın kültürel ve fiziki yapısını,
psikoloji ise psişik varlığı araştırma konusu yapar. Eğer bir antropolog genel
olarak insanın ne olduğunu düşünüyor ve bu konuda akıl yürütmeye başlıyorsa
felsefe yapmaya başlıyor demektir.
Felsefi Bilgi ve Bilimsel Bilgi Arasındaki Farklar
Felsefi bilginin alanı diğer bilgi türlerinin alanından daha geniştir.
Bilim, deneylerle ayrı ayrı sonuçlara ulaşırken felsefe deney metoduyla sonuçlara
ulaşmaz. Felsefenin yöntemi ussaldır ve herhangi bir konuda deney yapma
ihtiyacı hissetmez. Felsefenin ussal oluşu bilimin sonuçlarına kayıtsız kaldığı
anlamına da gelmez. Bilimsel verileri bir araya getirir, uzlaştırır ve
sentezler. Bilimsel metot bilgiyi çoğaltma konusundaysa daha mahirdir.
Bilim deneyler yoluyla ayrı ayrı varlıklara ilişkin sayısız veriye ulaşabilir.
Bilimsel bilgiyi tanımlarken ''Bilim insanın sübjektif
değerlendirmelerini ve eğilimlerini bir kenara bırakması gerektiğini'' belirtmiştim. Filozof
ise sentezleyeceği ve değer atfedebileceği hususlarda serbesttir. Filozof
sübjektif karaktere sahiptir. (Bu özellik vehim ve hayal gücünden felsefe
yapılacağı anlamına da gelmez.) Her filozofun kendine has felsefe yapma
metodu bulunur. Örneğin, Nurettin Topçu’nun başka, Nermi
Uygur’un başka felsefi yaklaşımlarıyla karşılaşırız.
Bilim insanı objektiftir, belli bir metoda tabidir. Bilimsel bilginin
genellik taşıması, sınanabilir, çoğaltılabilir olması ayırıcı özelliğidir...
1- Nurettin Topçu – Felsefe/Dergâh Yayınları

Yorumlar
Yorum Gönder